Kent Konseyi Ne Yapıyor?

metin_topcu2

Röportaj: www.ajansrize.net:

Rize Kent Konseyi Başkanı Metin Topçu ile Rize Kent Konseyi’ni konuştuk… Topçu, Kent Konseyi’nin Rize’de yaptıklarını, yapamadıklarını ve yapmak istediklerini, giderek içinden çıkılmaz bir soruna dönüşen Rize trafiğini rahatlatacak önerilerini anlattı.

Rize Kent Konseyi neler yapıyor?

Kent Konseyi, bu vilayette yaşayan insanları; hemşehrilik bilinci çerçevesinde bir arada, sürdürülebilir bir kalkınma temelinde daha iyi yarınlara götürmek için gönüllü çalışan bir sivil toplum örgütüdür.

Ben göreve geldiğimde Kent Konseyi’nin bir yeri yoktu. Belediye Encümen Salonunda toplantılarını yapan bir kuruluşu devraldık. Öncelikle yer sorununu çözmeye çalıştık. Önceki başkan benim kadar şanslı değildi; hiçbir çalışmasına destek verilmedi. Destek vermesi gereken kuruluşların en başında belediye geliyor. Belediye bu kuruluşun her şeyidir. Bütçesini yapmak, harcamalarını temin etmek kanunla belediyeye verilmiş. Ama Hakkı Bey bu konuda çok yalnız kaldı.Buna rağmen çok güzel işler başardı. Bizim en büyük şansımız Sayın Reşat Kasap, profesör, ilimiz için çok büyük bir şans olduğunu düşünüyordum, halen öyle düşünmek istiyorum. Başkan bize çok iyi yaklaştı, hemen yerimizi verdi. ‘Yer sorunumuzu hallettik ve fiziki bir eksikliğimiz kalmadı’ derken Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü binasını 5 yıldızlı otel için aldılar. İl Müdürlüğü oradan çıkınca Vali Yardımcımız 7’nci aya kadar Kent Konseyinin yerini istedi. Yerimizi verdik ve faaliyetlerimizi tekrar bir odadan sürdürür hale geldik. Bina bazı problemler nedeniyle 7’nci ay geçmesine rağmen bitmedi. Dolayısıyla bizim yerimiz de faaliyetlerimizi sürdürmeye imkan veren bir yer olmaktan çıktı. Çünkü, Kent Konseyinin Kadın Meclisi, Gençlik Meclisi, burada kurulmayan Çocuk Meclisi, Engelli Meclisi gibi meclisleri var. Bunlara mekan temin etmedikten sonra çalıştım demenin mantığı yok.

Yani, AB müktesebatını yerine getirip, ‘bizim de Kent Konseylerimiz var’ diyebilmek için kağıt üzerinde kurulmuş ama işlevsiz mi kalmışlar?

Elbette sivil toplumu öne alan yapıların oluşturulması AB müktesebatından geliyor. Ama bunların algılanma düzeyi her vilayette farklı farklı oluyor. Bütün Türkiye’deki Kent Konseylerinin sorunları ne ise Rize’deki Kent Konseyinin sorunları da aynıdır. Bazı kentlerde Kent Konseyleri çok güzel çalışmalar yapmış. Bakıyorum onlara, bu vilayetlerin çok geniş imkanları var. Ülkemizde en aktif olan Bursa Kent Konseyidir. İmkanları çok fazla olan bir kent Bursa. Rize’de belediyenin geliri gideri belli. Geçmişten de bir enkaz devralındığını söyleyebilirim. Bu bakımdan belediyemizin imkanları sınırlı…

Kent Konseyinin esas amaçlarına yönelik faaliyetler yapabilmesi için bir bütçesinin olması lazım. Tamam, biz Başkanımıza ne zaman gidip bir çalışmamıza destek istediysek, elinden gelen yardımı yaptı. Ama biz de belediyenin sıkıntılarını bildiğimiz için her şeyi Başkan’a götüremiyoruz.

Şöyle mi oluyor; “manevi destek var ama maddi destek yok.”

Tam olarak öyle değil. Çünkü, bugüne kadar götürdüğümüz hiçbir öneriyi geri çevirmedi ama biliyoruz ki kaynağı kısıtlı, imkanları sınırlı; orayı zorlamanın da bir mantığı yok. Fiziki şartlarımız da tam oluşmadığından ben biraz erteledim faaliyetleri. Kent Konseyi Başkanlığı bana tevdi edildiği zaman çok farklı hayallerim vardı. Kent Konseyi bu vilayette hiçbir vilayette başarılamayan bir şeyi başardı. Havaalanı konusunu gündeme taşıdı, Rize’nin meselesi haline getirdi ve bu meseleyi büyük bir oranda da halletti. Şimdi herkes benden böyle devasa projeler bekliyor.

Bu vilayetin trafik gibi büyük bir sorunu var. Bunun da fiziki şartlarına müdahale edip büyük çapta değişiklikler yapmadığınız zaman çözümü yok. 64 bin kayıtlı araç var. Bunun büyük çoğunluğu, yaklaşık 27 bin’i merkezde. Bu, devasa bir sorun. Kullanılabilir iki caddesi var, sahil yoluyla beraber düşünürseniz, Atatürk Caddesi, Cumhuriyet Caddesi; şehrin odağına oturmuş bu iki caddede bütün alışveriş yapılacak, bütün ulaşım buralardan sağlanacak. Dolayısıyla bu sorunu çözmek öyle herkesin harcı değil. Bugünden yarına çözülmedi diye isyan etmenin de bir manası yok. Ama yapılmetin_topcu2abilecek olan küçük çaplı müdahaleler de maalesef yapılmıyor. Yayalar için bariyerleri gündeme getirdik ki, yayalar karşıdan karşıya rastgele geçemesin, belli noktalarda ışıklı geçişler olsun, trafik akışını engellemesin. İki caddede parkomat uygulamasını kaldırın, oralarda park yasağı getirin ve trafik akışı hızlansın dedik. Çıkışta Meteler’in önünde trafiği hızlandırın istedik ama bakıyorsun orada bir market araçlarını çekiyor, insanlar alışveriş için araçlarını park ediyor. Bu kadar trafiğin yoğun olduğu bir bölgeyi bir de alışveriş bombardımanına tutarsanız, bu şehir içinden çıkılmaz bir hal alır. Dışarıda yaşayan 1,5-2 milyon Rizeli sıla hasretiyle yazın buraya geliyor. Nüfus yoğunluğu yaz aylarında çok daha fazla oluyor.

Binaların otoparkları da yetersiz olunca, yollar ister istemez otopark olarak kullanılıyor. En azından yeni yapılan binalar için yeterli otopark alanı ayrılması gerekmez mi? Belediye, yeni ruhsat vereceği yapılarda yapılmayan otoparklar için otopark parası aldığında sorunu göz ardı etmiş oluyor. Bu da otopark ve trafik sorununu körüklemiş olmuyor mu?

Kesinlikle katılıyorum. Gündoğdu’da şimdi yeni bir şehir kuruluyor ve aynı hataları orada maalesef tekrar ediyoruz. Otoparksız binalara müsaade ediliyor. Binalardan otopark parası almak çözüm değil. Mutlaka ama mutlaka Rize’de yapılan her binanın yeterli sayıda otoparkı yapılmak zorunda olmalı. Bunun imkanı olamıyormuş, rantını daha fazla alamıyormuş; bunlara bakmamak lazım.

Başkanımız, şehrin sorunlar yumağını kucağında buldu. Şimdi merkezde yapılan bina sayısı da çok az ama yeni açılan yerleşim yerlerinde bunu uygulayabilir.

Güney Çevre Yoluna bu anlamda çok fazla misyon yüklendi. Rize trafiğinin rahatlamasına beklendiği ölçüde katkı sağlayacak mı?

Bu anlamda Rize’ye fazla bir katkı sağlayacağına kesinlikle inanmıyorum. Çünkü, şehrin arkaya gidecek yeri yok. Şehrin o çizginin arkasında bir nüfus yoğunluğu yok.

O yol güzergahında belirli alanlar imara açılmak suretiyle, kamu binalarının bir kısmının oraya taşınmasının trafiği rahatlatacağı söyleniyordu…

Evet, o şekilde düşünülmüş ama bir büyük yatırım, çok büyük bir yatırım. Muhakkak, az da olsa katkı sağlayacaktır ama sahil yolunun yükünü tümüyle alabileceğine inanmıyorum. Salarha tüneli ile beraber Menderes Bulvarının yoğunluğu azaltılabilir ama Menderes Bulvarının giriş çıkışları halen düzenlenmemiş, trafik resmen tıkanıyor Rize’de. Bunu aşmak, radikal kararlar gerektiriyor. Dalyan’dan girip Sarıbaş Camii’nin oradan çıkan bir tünel, oradan girip Kale’nin altından çıkan bir ikinci tünel, oradan girip Şube’nin önünden çıkacak üçüncü bir tünelle Rize’ye yeni bir bulvar açılabilir. Bu, güney çevre yolundan daha az maliyetli ve daha çok katkısı olacak bir yoldur.

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 12 Ağustos 2015, 14:53 tarihinde Genel, Gündem, Küçük Manşetler, Kültür Sanat, Manşet kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 280 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YORUM YAZIN

İsim :

E-posta:

WebSite:

Benzer Haberler
MbTasarıM
Yazarlarımız
FACEBOOK BEĞENENLER
Resim Galerisi
PUAN DURUMU