KaptanınSeyirDefteri (2)

Dünyanın iflahını kesmeye bir virüs yetti.
Virus, tamamen dünyalı, tıbbi ilimle mücadele edilir… Üflemeyle ölmez…Cin keser gibi kesilmez.
Topla tüfekle, siha iha, uçak gemisi, S 400 veya F-35 ile karşı konulamaz.
Virüsün dini imanı yok…
Ne tesbih çeker ne de istavroz çıkarır. Kilise papazını tanımaz, Cami hocasını tınmaz. Havra hahamını takmaz.
Yurdumun bazı Kahraman insanlarının virüs ile ilgili söylemlerini duyunca, ha dedim!
Şimdi virüse kafa atıp terlik fırlatanlar olacaktır.
Virüs, millet uyruk tanımıyor. Erkek kadın ayırmıyor. Zengini fakiri kayırmıyor. Laik, deist, “dinci” feminist, budist, dinlisi  dinsizi, güzeli çirkini, hacıyı hocayı, Atatürkçü, Leninci, partili,  torpilli, hatta gayi  Lbt’lisi aynı gemideyiz…
Vuu başıma gelenler ve gelecek olanlar der gibisiniz değil mi?
Şu anda aynı gemideyiz de !
Bu kadar bölünmüşlüğün ve ayrımcılığın fikriyatını oluşturan bizlerin tümünün economy (first class yok) koltuğunda olduğu geminin su almadan normal seyrinde yol alması mümkün gözükmüyor.
Normal şartlarda bu geminin batması beklenir muhtemelen.
Batmayı da hak etmiştir belki de.
Ama
Olurda batmaz ise her fırsatta  birbirimize sapladığımız iğneleri, kırılmamıza sebep olan taşları, kin ve nefret dolu söylemeleri, uçurumlara sebep olan yaşamsal farklılıklarımızı, adaletsiz tutumlarımızı ve kibirlerimizi bir tarafa koyup devam edebiliriz belki.
Tüm dünya var gücüyle bu ölümcül virüs illetini yenmek ve insan hayatını kurtarmak için seferber olmuşken, dini referans ve ırkı özelliklere yaslanarak hiçbir şekilde olumsuz etkilenmeyeceklerini iddia etmek, en hafif tabiriyle cehalettir. Lakin virüsün tek önlemi şuan için  temizlik ve hijyeni ön koşul olarak süren islam dinimizin olduğu da bir hakikattir.
Çin’den virus kitlerininin ülkemize gönderilmesi ve ödemesinin Atatürk’e bağlanarak oradan bir sahte Atatürkçülükle nemalanmak, Atatürk’ü kullanarak bugünkü siyasete ayar çekmek gibi kusurlu  beyinler yetiştiren eğitim sistemimizin ürünleri tarafından dışa vurumun yanı sıra, din motivasyonlu hurafelere, uçan şehlere inanan vatandaşlarımızın doğru bilgilerle aydınlatılmaması çok vahim bir tablo.
İnsanoğlu sadece biyolojik virüslerden çekmiyor. Cehalet virüslerinden de çok çekti ve hala çekmeye devam ediyor.
Bilim insanı sıfatını elde edenler bugün yarın Korona virüsüne mutlaka bir çare bulacaklardır. Ama cehalete çare bulmaları pek mümkün değil zira kendileride yeri geldiğinde haddinden fazla komik, basit derecesinde okumuş cahil olabiliyorlar.
Birbirimizi ve bu gezegeni tüketmeyi bir kenara bırakma zamanı gelmiş  belki de geçmiştir. Hep birlikte görmek ümidiyle…
Sıhhatli kalın…
Not: TCK’nın 195’inci maddesi net ; “Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Ne de olsa…
TEKDİR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR !..

Mustafa Barış ÖZTÜRK
Selam&Saygılar

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 24 Mart 2020, 15:11 tarihinde Köşe Yazarları, Küçük Manşetler, Manşet, Yazar 16 kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 246 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YORUM YAZIN

İsim :

E-posta:

WebSite:

Benzer Haberler
MbTasarıM
MUHLAMA KARADENİZ MUTFAĞI
Yazarlarımız
KARADENİZ VİRA FACEBOOK
Resim Galerisi
PUAN DURUMU