SU AKAR TÜRK BAKAR

7-halit kılınçGeçmişte haklılığı olan “Su akar ,Türk bakar” sözü artık önemini yitirmiş durumdadır. Ülkenin enerjiye ihtiyacı elbette her geçen gün artmaktadır. Asıl sorun enerji üretmekte değil. Enerjinin kullanım aşamasında ortaya çıkan olumsuzluklardır.

Kontrol edilemeyen kaçak enerji kullanımı hem ülke ekonomisine hem de namuslu vatandaşların cebine zarar olarak dönmektedir. Küçük bir örnek vereyim. Siz ülke genelini düşünün. 6 ilin kaçak elektrik kullanımı 4 Atatürk Barajı ediyor Güneydoğu’nun 6 ilinde kaçak kullanımından doğan enerji kaybının ancak 4 tane Atatürk Barajı büyüklüğündeki barajın üreteceği enerji ile karşılanabileceği ortaya çıktı.

Sadece bu bilgiden hareket ederek diyebiliriz ki HES için ülke geneline yapılan yatırımları bırakıp bu kaçak elektrik kullanımını engellersek 4 tane TATÜRK barajı yapmış oluruz. Doğayı yok etmeden enerji sağlarız. Bu alana yapılan yatırımı da başka alanlara aktarırız. Hal böyle olunca HES projeleri gündemi oluşturuyor. HES ile enerji ihtiyaçları giderilmeye çalışılıyor. Bu alanda da halk ile şirketler mahkeme kapılarını aşındırıyor. Her alanda olduğu gibi enerjide özel sektörün insafına terk edilmiş durumda.

Duruma bir göz atalım. Su gibi hayatın temeli olan çok önemli bir doğal kaynağın kamu yararına planlanması ve yönetilmesi politikasından vazgeçilirken, kamu görev ve yetkilerinin vazgeçilmez olanları da özel sektöre devredilmiş, suyun geleceği özel sektörün tasarrufuna bırakılmıştır. Günümüz itibariyle 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Çerçevesinde Özel Sektörce Gerçekleştirilecek Projelerin sayısı 1595 civarındadır. “Su Kullanım Hakkı Anlaşması” yapılması ve anlaşma ile elde edilen HES kurma lisansı alma süreci “HES Lisans”ını alınır-satılır ticari bir metaya dönüştürmüştür. Son zamanlarda HES yatırımı yapmak amacıyla DSİ ile su kullanım anlaşması yapmış olan birçok ulusal şirketin paylarının yabancı şirketlere satılmıştır ve satılmak üzeredir.

Kaçınılmaz olarak HES projelerine devam edilecek. Öyle ise çevrenin ve bu çevrede yaşayan halkın da kabullenebileceği bir ortam yaratılmalı. Çevre ve insan yaşamına etkileri dikkate alınmalı.

Herhangi bir bölgeye küçük hidroelektrik santrali kurulması düşünülüyorsa aşağıdaki hususların dikkate alınması gerekir; Doğal çevrenin ve yöredeki insan hayatının tanımlanması, Çevrenin hassas noktalarının detaylı ve yeterli düzeyde etüt edilmesi, Hassas noktalarda dengeyi bozmayacak çözümler bulunması ve çözümlere uygun fizibilite projesi ve işletme çalışması hazırlanması, • Yatırım yapılıp yapılmayacağına karar verilmesi, İnşaat ve işletme aşamasında proje ve işletme çalışmalarına uyulması ve kontrolü, İşletme süresince işletme çalışmasında göz önüne alınmayan etkilerin gözlemlenmesi, Görsel olarak doğa ile bütünlük sağlayacak şekilde düşünülmesi, Gürültü etkisinin göz önüne alınması, Hes çevresindeki halkın yapıyla ilgili bilgilendirilmesi, Elektrik üretiminin en üst düzeyde halkın paydaş olacağı şekilde kullanılması, bölgesel endüstimalatlarının yerli endüstrive tarımsal gelişime destek olabilmesi.

Tüm yukarıda belirttiklerimin iyi incelenip halkın yararına önlemler alınması dileği ile.

HALİT KILIÇ/EĞİTİMCİ

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 09 Şubat 2019, 13:17 tarihinde Köşe Yazarları, Küçük Manşetler, Manşet, Yazar 7 kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 735 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YORUM YAZIN

İsim :

E-posta:

WebSite:

Benzer Haberler
MbTasarıM
MUHLAMA KARADENİZ MUTFAĞI
Yazarlarımız
KARADENİZ VİRA FACEBOOK
Resim Galerisi
PUAN DURUMU