fatma iyibilgin’ olarak etiketlenmiş yazılar
Öyle Bir Özlemek ki…

Öyle Bir Özlemek ki…

26 Aralık 2015, Cumartesi

https://www.youtube.com/watch?v=NHsSbH3IAIU (Denizin hırçın dalgalarından korunmaya çalışan istiridye, derindeki bir kayaya sıkı sıkıya tutunup, yalnızlığı için gözyaşı dökerken, fark etmeden siyah bir inci büyütür içinde… Bir gün, nefes almak için ağzını açıp kapatırken,... 
Suçlu Aşk mı?

Suçlu Aşk mı?

28 Ekim 2015, Çarşamba
Suçlu Aşk mı? için yorumlar kapalı

Gece ve ay isteksizce yerine çekiliyordu… Dingin, serin, gölgeli koyda, güneşin ateşten renkleri kırılıyor, yansıyor, ilk sabahı haber veriyordu. Biraz ilerideki küçük adacığın hemen kenarında uçan martılardan biri, hızla suya hamle yaptı. Su devindi, halkalar halinde ayaklarının... 
Playboy Kızları

Playboy Kızları

02 Eylül 2015, Çarşamba
Playboy Kızları için yorumlar kapalı

80 li yıllardı. Hatırladığım kadarıyla, Playboy Dergisi yurtdışı menşeli bir dergi olduğu içinTürkiye’de satılmazdı. Sanırım okurların aynı kategorideki bir dergiye olan talebini karşılamak üzere, o yıllarda Erkekçe adlı bir dergi piyasaya çıkmıştı. Cinselliğin özellikle... 
Derin ve ihtiraslı sev!

Derin ve ihtiraslı sev!

18 Ağustos 2015, Salı
Derin ve ihtiraslı sev! için yorumlar kapalı

”Derin ve ihtiraslı sev! Kalbin kırılabilir ama hayatı dolu dolu yaşamanın tek yoludur” der, Eric Fromm… … Sığ denizlerde yüzmeyi kanıksamış kişi, ayağıyla zemini yoklar sık sık… Öyle alışmıştır; ”Yere değmek, güveni hissetmek” demektir. Bilir... 
Kavun karpuz yata yata büyür…

Kavun karpuz yata yata büyür…

07 Ağustos 2015, Cuma
Kavun karpuz yata yata büyür… için yorumlar kapalı

Önce ayaklarının üzerinde şımarıkça tepiniyor, sonra dudaklarını büzerek sızlanıyor… Vücudu bıngıl bıngıl titreşe dursun, o üzerindeki tuniği sıyırıyor, neredeyse 10 santim açık kalmış fermuarını ve kapanmayan fermuardan fışkıran boğum boğum etlerini hırsla bana gösteriyor. “Hiç... 
Çocuklar büyüdükçe…

Çocuklar büyüdükçe…

28 Temmuz 2015, Salı
Çocuklar büyüdükçe… için yorumlar kapalı

İnsanoğlu garip varlık… Ruhunun nerede coşacağı, ne zaman durulacağı belli olmuyor. Tıpkı  dün akşamki keyifli halimden, bu sabahki hüzünlü halime geçişim gibi… … Kızım, ilk göz ağrımdı… Onu çok genç denecek bir çağda, 21 yaşındayken kucağıma aldığımda, sanırım... 
Bahar’A…

Bahar’A…

23 Nisan 2015, Perşembe
Bahar’A… için yorumlar kapalı

Yapma! Hiç değilse bu defa dokunma  bana, kandırma beni, baştan çıkarma! Görmüyor musun? Nicedir peşine düşmüyorum güneşin, çiğ düşmüş erken sabahlarında… Nicedir kucaklamıyorum rüzgarları, mavimsi, loş akşamlarında… Haberin olsun bahar;  ıslanmıyorum artık buğulu... 
İçimde Bahar Birikti…

İçimde Bahar Birikti…

15 Nisan 2015, Çarşamba
İçimde Bahar Birikti… için yorumlar kapalı

Ne çok sözcük birikti bahar geleli… Ucundan bir tutsam, çorap söküğü gibi gelecek sözcükler gelecek de, bahara yenik düşmemek için direniyorum işte…Yok yok sözcük değil de, sanırım içimde bahar birikti. Kış mevsiminden kalma şu serin hava, bitmeyen rüzgarlar ve de ne zaman yarılandığını... 
Sevgiyi Hissetmek…

Sevgiyi Hissetmek…

19 Şubat 2015, Perşembe
Sevgiyi Hissetmek… için yorumlar kapalı

“Sanki tanıdık bir yerlerdeyim, deniz kenarındayım ama denizi görmüyor gibiyim… Ekili, biçili bir tarla ya da sınırlarını seçemediğim kocaman bir bahçedeyim. Ayak bileklerimı dikenler, yaban otları çiziyor, acıtıyor… Sanki başkasına ait bir mekânda izinsiz geziyor olmanın suçluluğu... 
Ah bu şarkıların gözü kör olsun!

Ah bu şarkıların gözü kör olsun!

10 Kasım 2014, Pazartesi
Ah bu şarkıların gözü kör olsun! için yorumlar kapalı

Şarkılar, şarkılarımız… Bazen sığındığımız mabetler, bazen suç ortaklarımız, bazen çöpçatanlarımız şarkılar… Kim bilir kaçımız hatıralarımızı, masum gözyaşlarımızı, itiraflarımızı şarkıların arkasına sakladık? Şarkılar, anlatamadığımız, belki de asla anlatamayacağımız... 
Mayıs ve Umut…

Mayıs ve Umut…

20 Haziran 2014, Cuma
Mayıs ve Umut… için yorumlar kapalı

Islak toprağın kokusu, erken sabahın huzuru, gül yaprağının buğusu… Ve akşamdan beri diline pelesenk olan şu eski şarkı… Rengârenkti, mayıstı ve o, ne çok severdi mayısı… Bir de göz açıp kapayıncaya kadar bitmeseydi, gitmeseydi… İşte yine akasyalarla, işte yine iğde... 
Cennetten Bir Damla-Ohri Gölü

Cennetten Bir Damla-Ohri Gölü

17 Haziran 2014, Salı
Cennetten Bir Damla-Ohri Gölü için yorumlar kapalı

Diyorlarmış ki; “Tanrı yeryüzünü yaratırken cennetten bir damla düştü ve Ohri Gölü oldu…” Evet, cennetten bir damla düşmüş, ama bir damla değil cennet yağmurları düşmüş Ohri’ye… 3 gündür Ohri’deyim ve gerçekten de cennetteyim. Balkanların en eski, en derin ve bence... 
BERLİN  gezisi

BERLİN gezisi

16 Nisan 2014, Çarşamba
BERLİN gezisi için yorumlar kapalı

Son yıllarda Homelink vasıtasıyla Londra, Paris, Roma, Milano, Amsterdam, Milano, Barselona, Stockholm, Bonn, Düsseldorf, Köln, Brüksel, Venedik, Viyana başta olmak üzere pek çok popüler Avrupa kentini gezip,  tanıma şansı buldum. Geçen yaz ise Berlin’den bir Homelink değişimcisi ile gerekli... 
Nuh-Büyük Tufan (NOUH)

Nuh-Büyük Tufan (NOUH)

16 Nisan 2014, Çarşamba
Nuh-Büyük Tufan (NOUH) için yorumlar kapalı

Bana kalsa, şöyle Cumhuriyet Meydanı’nın hemen aşağısındaki çay bahçelerinden birinde oturup, Kaleiçi, Akdeniz ve Beydağları’na karşı çayımı yudumlarken, o güzelim bahar havasının tadını çıkarmayı tercih ederdim ama partnerimi ikna edemedim bir türlü… Tersine o benim kanıma... 
hayal ve gerçek

hayal ve gerçek

20 Ocak 2014, Pazartesi
hayal ve gerçek için yorumlar kapalı

Dede yadigârı radyolarda arkası yarınların takip edildiği,  Orhan Gencebay’ın sadece plâklarda dinlenebildiği, televizyonda “Kaçak” ve” Uzay Yolu” dizilerinin yayınlandığı saatlerde hayatın durduğu,  kız liselerinde sadece kızların, erkek liselerinde de sadece erkeklerin okuduğu... 
Düğün Dernek

Düğün Dernek

24 Aralık 2013, Salı
Düğün Dernek için yorumlar kapalı

Vizyona girdiği geçen hafta sonu,  “Düğün Dernek” filmine yer bulamayınca,  Çağan Irmak’ın “Tamam mıyız?”adlı filmini izlemeye karar verdim. Çağan Irmak filmlerinden her zaman yüksek beklentilerim olmuştur. Ama bu defa hayal kırıklığına uğradım. İzlemesem de bir şey kaybetmezmişim... 
Teyzemin Elma Fidanı

Teyzemin Elma Fidanı

06 Eylül 2013, Cuma

  O, sonsuz sevgisini, eşsiz şefkatini ve yakın ilgisini hiç esirgemedi çevresindeki insanlardan. Herkesin derdiyle dertlendi, herkesin acısını ta yüreğinde duydu, herkesin mutluluğuyla mutlandı. Çocuklarını, akrabalarını, komşularını ve herkesi sevdiği gibi sevdi, o kıraç üzüm bağını... 
Kardeşimin Hikayesi

Kardeşimin Hikayesi

29 Temmuz 2013, Pazartesi
Kardeşimin Hikayesi için yorumlar kapalı

“Kardeşimin Hikâyesi”; yeni bir Zülfü Livaneli klâsiği… Hazin bir trafik kazası sonucunda darmadağın olan bir aile, bu kazadan sağ kurtulan ikiz kardeşler, insanlara dokunamamak gibi takıntısı olan yalnız bir adam, güzel, meraklı ve hırslı bir genç kız, soğuk bir coğrafyada yaşanan... 
gidenin ardından…

gidenin ardından…

30 Mayıs 2013, Perşembe
gidenin ardından… için yorumlar kapalı

  Toroslar’dan aşağı kıvrıla kıvrıla inen şehirlerarası yol, baharın teslim aldığı yemyeşil ovada sonsuzluğa uzanıyormuş gibi geldi bir an… İnsan bu duyguyu,sevdiğine kavuşmak için düştüğü o bir türlü bitmek bilmeyen yollarda taşır hani; zamanın geçmediği, kilometrelerin tükenmediği… Yollardayım… Yollardayım... 
Yaşlılıktan mı, evlilikten mi, huysuzluktan mı?

Yaşlılıktan mı, evlilikten mi, huysuzluktan mı?

09 Mayıs 2013, Perşembe

Acil polikliniğinde bize işaret edilen bölüme girdiğimizde karşılaştık onlarla… Çiçekli şalvarı, desenli bluzu, çenesinin altından geçirerek başının üzerinde bağladığı oyalı yazmasıyla yatakta yatan yaşlı, sıska, tek dişli teyze, yattığı yerden doğrularak, kalın gözlük camlarının... 
“Senden Daha Güzel”i yok

“Senden Daha Güzel”i yok

24 Şubat 2013, Pazar
“Senden Daha Güzel”i yok için yorumlar kapalı

Bilmem rastladınız mı? 2-3 Gündür televizyon kanallarında sürekli yayınlanan, haber programlarına konu olmuş çok ilginç, çok keyifli, çok neşeli bir kısa film var. Anadolu Efes’in basketbolcuları bir klasik müzik konserine gidiyorlar. Gidiyorlar ama daha mekâna girişlerinden itibaren... 
Şu erkekler var ya…

Şu erkekler var ya…

07 Şubat 2013, Perşembe
Şu erkekler var ya… için yorumlar kapalı

Kadın henüz yataktan kalkmış, düşünceli, dalgın, çaydanlığı ocağa koymuştur. Ardı sıra gelen kocası, sabah mahmurluğuyla mutfakta dolanmaktadır. Kadın:Ay Cavit bir rüya gördüm ki, sorma! Cavit: E sormuyorum ki zaten! Kadın:O lâfın gelişi yaa… İnsan bir “hayırdır” der. Cavit:Yahu...