İŞLER SARPA SARMADAN !!!

Hayatını korumak için muntazam şekilde maske takan insanların az ama  telefonunun çizilmemesi için çeşit çeşit onlarca liraya kılıf alıp telefonuna takan insanların çok olduğu güzel ülkemde;

İnsanları, maskesiz ve tedbirsiz hayatlara neden böylesine alıştırdık !

Pazar alanlarında daha düne kadar tezgah arası mesafeyi ölçerken, birden bire tüm kurallar ne oldu da çöpe atıldı !

Toplu taşımada yarım yamalak maske takmak dışında hemen hemen hiç bir kural yok…Oturan yolcu sayısı kadar ayakta yolcu olmayan araç yok gibi !

Sarılma ve tokalaşma artık çok rutine dönmüş  gördüğüm kadarıyla…

Düğün nişan kına derken toplu bulaşlar almış gitmiş Rize’de …

Bu faaliyetlerden bir müddet daha uzak durulması önemli.

Bazı  kapalı mekanlarda ki uygulamalara bakalım ve okurken birlikte  sorgulayalım.

Girerken maske şart  mı? Evet,

Hes koduna dair sorgulama da var mı? Evet,

Hatta bir ara ateş ölçerle denetim de !

Sonrası…

Bunca denetim ve kontrol ardından içeriye girdiğiniz  bu kapalı alanların  bir yerinde, dondurma satan reyonu önünde bekleyenler, dondurmalarını alır, ardından o ana kadar takılı maskeler ya tamamen çıkar ya da o dondurmalar bitene kadar kullanım dışı kalır !

Elde dondurma Avm, koridor keyfi yapanların yanı başından geçen bizlerse, yukarıdaki girişi hatırlarız ! BURASI TÜRKİYE !

Ve geldiğimiz noktada,

“Aşısız veya hastalığı geçirmemiş kişilerin özel araç hariç uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirlerarası seyahatler için de negatif sonuçlu PCR testi bulunmalıdır” demişsiniz ya…

Peki ya ekonomiyi canlı tutmak adına izin verilen çalışma hayatının içindeki binlerce insanın kent içinde her gün seyahat etme zorunluluğunda olduğu toplu taşım araçları !

Okulların açılması planlanıyor. Aşı olan veya olmayan aile Çocukları aynı sınıfta, serviste, kantinde bir arada olacak. 2 gün arayla istenen PCR testi be kadar koruyucu olacak. Öğretmen, hademe, servis Şoförü PCR testinden sonra hastalık kaptı ise ne olacak?

Bir sonraki PCR testine kadar çocuklarla birlikte olacak!

Ya kendi bağışıklık sistemi güçlü olup sadece taşıyıcı ise kişi. Ve çocuklara bulaştırırsa ve çocuklar aileye taşırsa ne olacak?

Belirsizlikler içerisinde ve sonrasında ortaya çıkabilecek bir sürü iş yükü, araştırma, inceleme, zaman kaybı yaşanmayacak mı? Sonuca ulaşana kadar hastalık yayılmayacak mı?

Bulaş riskini bu kadar artırmaya meydan vermek ne kadar doğru acaba?

Aşı olmak istemeyene zorla aşı yapılmalı mı? Tabii ki Hayır, kişinin özgürlüğü var. Ama özgürlüğün bile bir görünmez sınırı vardır. O da kişinin özgürlüğü bir diğer kişinin özgürlüğünü tehlikeye düşürdüğünde biter.

Peki Özgür dünyanın kuralı bu ise aşı olmayan kişilerin toplum sağlığını tehdit ettiğinde kişiye sınırlama getirilemez mi?

Sonuçta temasla, hava ile bulaşan bu hastalığın yaklaşan kış mevsiminde artması kaçınılmaz olmayacak mı?

Klimaların çalıştığı, pencerelerin kapatıldığı bu daracık kapalı alanlar !

Sokaktaki vatandaşın…

Maskesiz !

Mesafesiz !

Kontrolsüz !

Denetimsiz !

…hali için, bir şeyler yapmayı uygun bulmamız için vaka oranlarımızın daha ne kadar yüksek çıkması gerekiyor ?

Dönülemez nokta öncesinde, yapılması gerekenler ve atılması gereken adımlar için daha neyin olması, ne kadar olması gerekiyor ?

Yoksa, denetimi de kontrolü de vatandaşa teslim ettik, bu süregelen sessizlik de bundan mı ?

Güncellesek mi, tedbirleri ?

Denetimlere başlasak  mı?

Geç olmadan…

Kapanmadan !

Prof Dr  Hasan Türüt hocanın deyimiyle işler sarpa sarmadan !

Sağlıcakla kalın…

 

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 27 Ağustos 2021, 22:37 tarihinde Genel, Köşe Yazarları, Yazar 16 kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 238 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YORUM YAZIN
Benzer Haberler
MbTasarıM
MUHLAMA KARADENİZ MUTFAĞI
Yazarlarımız
KARADENİZ VİRA FACEBOOK
Resim Galerisi
PUAN DURUMU