Bayram; şekercilere, giyim ve ulaşım işletmelerine kazanç sağlaması gibi sonuçlarının yanı sıra önemli bir faydası daha var. insani; her zamanki çevresinin dışına çıkarıyor, dünyaya kendininkinden çok farklı açılardan bakan kişilerle temasa geçiriyor.
Son günlerde kafası kafama hiç uymayan birçok vatandaşla konuşmak ve bayram havası içinde en dikenli konular üstünde bile kavgasız tartışmak imkanı buldum.
Fakat, bugün başka bir konuya değineceğim. Rize ye memleketime gelmeden önce İstanbul’da ofisimde bayram öncesinde çokça karşılaştığım bir konu. Son yıllarda teknolojinin ilerleyip tabana yayılmasıyla bayram tebrik kartlarının kullanılması azalmış hatta bitme seviyesine ulaşmıştır. İş dünyasında bu uygulama çehre değiştirerek devam etmektedir.
İş dünyasında çoğunlukla, şirket veya kuruma ait matbu şekilde bastırılmış kartlar üzerine bir adet kartvizit eklenip, bir kuru imza atılıp gönderiliyor. Pek çok kişi bir ıslak imza atma zahmetine bile katlanmıyor. Bazıları kartvizit eklemeden ismini de yazmadan sadece imza atıyor. Karşı taraf o imzayı tanımaya mecburmuş gibi.
Bu tebrik kartları, gönderenle gönderilen arasında herhangi bir sevgi veya saygı ilişkisi kurulmasına katkıda bulunmuyor. Hatta elinize gelen tebrik kartının onu gönderenle de pek bir ilişkisi bulunmuyor. Sekreterler, özel kalemler bilgisayarın tuşuna bastı mı adres-etiket programı evvelce yüklenen listeye göre yazıcıdan çıkarıyor, bir çalışan etiketleri zarflara yapıştırıyor, içine de bir kartvizit konuyor. En küçük özel bir zahmet, asgari bir kişisellik, özen ve saygı yok.
Gelen kartları çıkartıp kartvizit albümüne koyuyorum. Bunlarda zımbalanmış olduklarından delik deşik kartvizitler estetik durmuyor. Zımba yerine yapıştırıcı kullanılıp çikolata konulmuş kağıt torbalara yapıştırılabilir. Bu arada özensizlik o boyutlara ulaşmış ki; bayram seyran tebriklerinde gönderilen çikolataların son kullanım tarihleri bile geçmiş olabiliyor.
Şimdilerde bayram yılbaşı, doğum günleri veyahut kandil gecelerinde ki cep telefonundan atılan mesajlara twit’lere girmiyorum bile. Onlarca değil binlerce tıpatıp anlamsız, özensiz, mesnetsiz mesajlar… Erkek, kız, yaşlı, genç, dost, arkadaş, tanıdık, akraba veya komşu gibi faklı profillere bakılmaksızın iletilip herkesle paylaşılabiliyor.
Tebrik kartlarına kişisel bir mesaj ekleyemiyorsanız lütfen zahmet ve masraf etmeyin. Boşuna mesaj kotanızın israfına yol açmamış selüloz kullanımını azaltmış olursunuz.
Son olarak peşin peşin bayramınızı kutluyorum. Mutlu, huzurlu, sağlıklı, terörsüz, siyası bunalımsız, havalimanlı nice bayramlar dilerim.
İyi Bayramlar olur inşallah…”nerde o eski Bayram’lar…”
” Keyifli ve güvenli uçuşlar da RTE RİZE HAVALİMANI’ n da görüşelim.
RTE Rize Havalimanı Elli Uç Rize Rize Kent Konseyi gruplarına fikir ve desteklerini bekliyoruz.
Saygılarımla,
Not: Yazımın girişin de bahsettiğim fakat bayramdan sonra yazacaklarımla alakalı; Suçlamak sadece bir problemin içerisinde sıkışmanın ve problemi kalıcı bir hale getirmenin mükemmel bir yoludur demekle yetineyim.
”Çözümün bir parçası olmayan, sorunun bir parçası olur.” Goethe
Mustafa Barış Öztürk-Matematik öğretmeni