Gelen Gideni Aratmaz…

1-Metin TopçuBelleğimize yerleştirilen bazı deyimlerin toplumu uyuşturmaya, saptırmaya, hata atalete sürüklemeye yönelik olduğunu zamanla öğreniyoruz…

Toplumda isteksizlik , tembellik, depresyonun, yavaşlık, yılgınlık, hayal kırıklığı, kayıtsızlık tükenmişlik, tepkisizlik gibi bir sürü etki bırakır bazı deyimler.

Gelen gideni aratır deyimi de bunlardan biridir.

Her gelen gideni aratsa bu toplum nasıl gelişecek?

Bu söz doğru olsa, dünden bu güne yaşanan olumlu gelişmelerin hiç biri yaşanabilir miydi?

İşte o nedenle gelen gideni aratmaz diyorum.

Aratmayacak inşallah…

Gidenler de olumlu şeyler yapmıştır, gelenler daha iyisini yapacaktır görüşü hakim olursa toplum olarak daha kısa sürede kalkınır, insanımızı mutlu ederiz.

Toplum olarak buna ihtiyacımız var.

Ama gelenlerin de yaşamlarına, hareketlerine, davranışlarına, yönetim biçimlerine dikkat etmeleri gerektiği de bu deyimi boşa çıkarma adına bir mecburiyettir.

İyi yönettiğinizi zannedebilirsiniz. Fakat bunun halk tarafından hissedilmesi zorunluluğu vardır ve o zaman bir değer kazanır düşünceniz…

İnandığım bir şey var.

Halk ne diyorsa Hak’tır…

O zaman bizim için söylenenlere bakmamız gerekiyor.

Siyasilerden korkuyor, topu başkalarına atıyor, inisiyatif almıyor, herkesten, her şeyden şüphe ediyor, ekibini gammazlıyor diyorsa halk, dururum o noktada.

Halkın bu sesine kulak verilmesini salık veririm…

Her söylenen asla doğru değil, ama bileşke bu ise, durum iyi değil demektir.

Gelenin gideni aratmamasının anahtarı bu eleştirisel yaklaşımları dikkate almaktır, bu tavırlardan vazgeçmektir.

Eğer bir yönetici geldiğinde Profesörse ordinaryüs olarak gitmesi normaldir, sevinilecek bir durumdur.

Çünkü insanlığa daha iyi hizmet etmesi söz konusudur…

Ama bir eşeği varken bunu yüz eşeğe çıkarırsa, bu noktada bir hınlık vardır demektir.

Bu gideni gelen aratmaz.

Aratırsa o yönetici bitmiştir, o toplum çürümüştür, asla düzelmez…

Yönetenler bu sözleri kulağına küpe etmeli, halkın bedduasını değil duasını kazanmayı hedeflemelidir.

Giden de güzel işler yapmış olsun, gelende onun üzerine daha başka güzellikler ilave etsin…

Böylece hem giden hem de gelen halkın duasını alsın…

Halkın duası yöneteni uçurur, daha yüksek mevkilere çıkmasına sebep olur.

Allah’ım güzellikler nasip etsin herkese…

Ankara’dan selam ve sevgilerimle…

 

Günün hikayesi:

Altınları vezirin aldığından şüphelenen padişah “bunun sonu ölümdür farkında mısın ey vezir? der…

Vezir “padişahım altının cazibesine dayanamadım.  Eğer beni öldür türseniz yeni gelecek vezirde kendi küpünü dolduracak.  Hiç olmazsa benim küpüm doldu, iki parmak kaldı, daha sonra almayacağım. Yeni vezir boş küple gelecek ve dolana kadar o da alacak der…

Padişah “tiz vurun kellesini” diye emir verdi ama şu ikilem karşımıza çıktı.

Vezir kalmalı mı gitmeli mi?

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 18 Mart 2016, 21:13 tarihinde Köşe Yazarları, Yazar 1 kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 383 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
YORUM YAZIN
Benzer Haberler
MbTasarıM
MUHLAMA KARADENİZ MUTFAĞI
Yazarlarımız
KARADENİZ VİRA FACEBOOK
Resim Galerisi
PUAN DURUMU